![]() |
|
|
|
|
US ATÖLYESİ DERGİSİ
SAYI 10
Elinizdeki dergiyle Us Atölyesi Dergisi olarak 10. sayıya ulaşmış bulunuyoruz. 10 sayı, bir dergi için –hele amatör ruhla çıkan bir dergi için- hiç de küçümsenecek bir rakam değildir. Amatör ruhtan kastım, halk arasında galat-ı meşhur haline gelen çaylaklık, acemilik, toyluk değil tabii ki… Bilgiye, erdeme ve bilgi ve düşünce paylaşımının gerekliliğine inanan Us Atölyesi, bunu hiçbir maddi karşılık beklemeden gerçekleştirme çabasındadır. Us Atölyesi olarak bu çabayı gösteren herkesin amacı – her ne surette olursa olsun - düşüncenin bir öcü veya canavar olmadığını, her türlü fikrin özgürce paylaşılabileceğini, ortak bir platformda buluşabileceğini, yan yana durabileceğini göstermektir. Us Atölyesi, gerçeğin aydınlığının fikirlerin çarpışmasıyla ortaya çıkacağına inanır. Us Atölyesi'nin yayın politikası yanlış aramak, yargılamak, hüküm vermek, küçük düşürmek, hakaret etmek, yaftalamak, damgalamak veya etiketlemek değildir. İşte bu yüzden Us Atölyesi, hiçbir etiketi ve kategorizasyonu da kabul etmez. Sırası gelmişken dergimizin abonelik sistemine de değinmek istiyorum. Bildiğiniz gibi her sayısı iki bin adet basılan Us Atölyesi'nin hemen hemen tamamı İstanbul içerisinde dağıtılmakta. İstanbul dışındaki ve Anadolu'daki okurlara ancak istendiği taktirde kargo ile gönderiliyor. Us Atölyesi'nin kemikleşmiş bir okur kadrosuna sahip olması ve Anadolu'ya yayılabilmesi için abonelik sisteminin yaygınlaştırılması gerekiyor. Bu bağlamda okurlarımızdan, Us Atölyesinin abonelik sistemine katkıda bulunmalarını rica ediyoruz. Mesela, Us Atölyesi okurları, Anadolu'daki dostlarına veya tanıdıklarına abonelik hediye edebilirler. Yeri gelmişken, yılda altı sayı olarak çıkan Us Atölyesi'nin – 9 YTL (9 milyon TL) olan – abonelik bedelinin sadece kargo masrafından ibaret olduğunu da hatırlatalım. Us Atölyesi'ndeki gelişmeler sadece dergiden ibaret değil.. Artık gelenekselleşen Cuma Toplantıları da sayı ve nitelik olarak dudak ısırtacak seviyeye geldi. Us Atölyesi üyelerini her cuma akşamı, dinleyicileri salona sığdırabilmek için tatlı bir telaş kaplıyor. Özellikle arkadaşımız Sebil'in üstün gayretleriyle Ekim ayından …… ayına kadar nitelikli bir felsefe toplantıları zinciri oluşturmayı başardık. Bilhassa, Erkut Sezgin'le Wittgenstein, Orhan Tuncay ile Kafka ve Bülent Gözkan'la Kant seminerleri ve Örsan Öymen'le Hume söyleşisi, en akılda kalan toplantılardı. Bu arada önümüzdeki haftalarda Betül Çotuksöken'le ‘Kavram' kavramı üzerine yapılacak söyleşiyi de okurlarımıza şimdiden müjdeleyelim. Bu yıl kaydettiğimiz önemli gelişmelerden biri de www.USatolyesi.org sitesinin faaliyete geçmesiydi. Arkadaşımız B'nin çabalarıyla kurulan internet sitemizde, Us Atölyesi Dergisi'nin önceki sayılarına ulaşabilir, etkinliklerimizden haberdar olabilir, dergimize abone olabilir veya görüş ve önerilerinizi bizimle paylaşabilirsiniz. Bu sayımızda, …… da kaybettiğimiz dil bilimci ve düşünür Jack Derrida'ya ait küçük bir dosyaya yer veriyoruz. Yine, ….de dünyaya gözerlini kapayan ABD'nin en tanınmış ve ağır edebiyatçılarından Susan Sontag'a ait ABD ve Avrupa çatışmasını konu alan çarpıcı bir konuşmayı da sizlerle paylaşmak istedik. Hepinize iyi okumalar…
|
|
|||||||||||