USHER EVİ'NİN ÇÖKÜŞÜ
(öyküsüne psiko-seksüel yaklaşım)
John L. Marsh
Edinboro State College
"Usher Evi'nin Çöküşü"nde, cinsel dürtü ve cinsel günah karmaşasının kısmen
incelendiği düşüncesi sık sık hissettirilir ama asla öykünün baskın
temasıymışcasına üstüne düşülmez. Ama D.H. Lawrence ve Allen Tate'in,
"Usher Evi'nin Çöküşü"nün bir aşk öyküsü olduğu'nu belirttikleri önemli
denemelerinde, ağırlık bu yöndedir. Lawrence ve Tate, nedense, yanılarak
'tamamen fiziksel olan aşk'ı paklamaya kalkışırlar. Onların gördüğü;
Usher'ın isteğinin, Madeline'in vücudunu değil ama varlığını sahiplenmek
olduğudur. (Lawrence p.86) Kadının ruhunu, doğrudan algılanabilen fiziksel bir
objeye (fate, p. 115) dönüştürmek için Poe kahramanının "kendini sevdirme"
denemesinde bulunduğu, fizik üstü bir değerlendirmedir. Ama eğer "Usher Evi'nin
Çöküşü bilinçle ilişkili bir öykü ise; öykünün algısal içeriği, madde ve tin
üzerine metafiziksel spekülasyonla sınırlandırılmış değildir. Bu bağlamda
Patrick F. Quinn'in ileri sürdüğü, Usher'in suçlu nitelikte olduğudur.
Fiziksel yaklaşımda, Usher, bir cinsel suçludur. "Şiirsel tinin, dünyevi,
ussal, fiziksel dünyayı sarsıp, özgür bırakılan bir imgelem krallığına
kaçacağı"nı ileri süren Richard Wilbur gibi bir eleştirmen bile; bizi Usher'ın
insancıllığına dokunan derinliklere çekmekten çok, yukarı çeker. Caroline Gordon
ve Allen Tate ise Usher'ı, ciddiyetle ele alınmış Gotik bir karekter; Usher
Evi'nin Çöküşü'nü, moral sapkınlığa ait ciddi bir öykü olarak tanımlarken
gerçeğe daha yakındırlar. Kesinlikle sapkınlık ve yanlış düzen Usher karakterinin
merkezini oluştururlar ve eğer bu cinsel sapkınlık öyküsüyse, Usher'ın marazi
KORKUları, kendilerini açıkça ve korkakça erotik bir düzeyde açığa çıkarırlar.
Öyleyse, bu açıdan, Usher'dan, öyküyü aktaran şahısa giden mektup, yeni bir
anlam kazanır. Mektupta bahsi geçen sinirli sıkıntılı ruh hali, bedensel
hastalık ve zihinsel rahatsızlık, artık belirsiz ve açıklanamaz olmaktan
çıkarlar. Bunlar, Usher'ın, en az kendisi kadar katılımcı olan kız kardeşi
Madeline ile kasten kurduğu uzun süreli ensest ilişkinin yol açtığı
tahribatlardır. Poe, ailenin aşırı duyarlılığından, müziğe yatkınlıklarından,
diğer hassasiyetlerinden ve ailenin soyunun budaklanmadığından bahsettiğinde
bizi buna hazırlar.
Aile içi evlilik, bir çeşit ailevi gelenek olmuş, aile tek bir koldan ilerlemiş,
moral lif kopmuştur.
Usher'ın çenesinin, oldukça biçimli olmakla birlikte, çıkıklıktan yoksunluğu,
kendindeki metanet yoksunluğuna işaret eder.
Hangi betimleme, aile doktorunun da Lady Madeline'in doğasındaki tuhaf
hastalıktan şüphelendiğini, ucuz bir kurnazlık ve şaşkınlık karışımı ifadesinden
daha iyi açıklayabilir? Hangi ülkenin doktoru fizikselin ötesinde, kökünü,
hastanın kopardığı moral liflerden alan bu hastalıkla karşılaşmak ve onu tedavi
etmek icin hazırlıklıdır?
Usher'ı acınası bir duruma düşüren dehşet, 'KORKU' ile boğuşacağı önsezisi,
sadece soyunun son ferdi olmasına verdiği bir tepki değildir. Bunlar daha çok,
geri dönüşü olmayan bir günah işlediğini ve Lady Madeline'in ölümü ile bu
günahın bağışlanamayacağını bilen bir adamın, ölümcül kuruntularıdır. Hiç
şüphesiz, Usher sevgili kız kardeşinin yaklaşmakta olan çöküşünden dehşete
düşmektedir. Usher'ın cinsel dürtüleri, Daren Abel'in sözleriyle onu
"yalnızlığın sembolü yapar ve öyle bir yoğunluktan yapar ki içine kapanıklığı
kendini tamamen yıkıma götürür.
Bu yoğunluğun, Usher'ın tablolarında bulunduğundan daha iyi bir göstergesi
yoktur. Bize tam olarak anlatılmaz bu betimlemeler ama içerdikleri cinsel
sembolizm, Poe'nun bahsettiği bir tablonun detayından ardakalır. "Duvarları
kaygan, beyaz ve pek yüksek olmayan çok uzun, kesintisiz diktdörtgenimsi bir
tünelin ya da bir koridorun içi" tasvir edilir. Bunun bir kadının cinsel
organına ait -yüzeyinde hiç bir deliği ya da bir ışık kaynağı olmamasına
karşın yoğun bir ışık seliyle aydınlanan- bir bölge olduğunu düşünmek mümkün
değil mi? Abel özellikle sembolik içerikli bu tabloya dikkat çeker ve onu
"Usher'ın efendiliğini yapan şeytanın doğaçlama tarifi" olarak adlandırır.
(Abel, p.56). Şeytan, sinsice yokolmaya yüz tutmuş iyinin üstüne tırmanmıştır.
Abel'in Hayat-Us'un karşıtı olan Ölüm-Delilik'e karşı tavrı, iki taraflı yıkıma
çekilen erkek ve kızkardeşin içedönük sempatilerini yoğunlaştıran erotik bir
sembolizmde ulamlanır. Ve Madeline'in beklenen ölümü ile Usher, onu evin altına
gömer. Mezarlık hırsızlarından mı korkmaktadır yoksa Madeline'in bedeni üstünde
daha meşum planları mı vardır? Ortaçağlara ait bir işkence odası olduğu tahmin
edilen bu yer elbette bunlardan ikincisini düşündürür. Usher, ölçüsüz şehveti
yüzünden Madeleine'in ölü bedenine tecavüz mü etmektedir? Hoş olduğu güçlükle
düşünülen bu ihtimal, Poe'nun Madeline için yaptığı son tarife uygun düşer:
"Beyaz kumaşta kan vardı ve sıska bedeninin her tarafında acı bir mücadelenin
izlerini taşımaktaydı. "Bu ihtimal Usher'ın kızkardeşiyle arasındaki sempatinin
en son ve korkunç sonucudur. Böylesi şehvet düşkünlüğü ve terkettiği dürtüler
"aceleci, düzensiz ve belirsiz adımlarla" odadan odaya gezinmesini açıklayabilir.
Usher kendini bu eyleme hazırlar ya da kendini, kapıldığı dürtülere karşı
direnmeye zorlar.
Böyle zamanlarda öyküyü aktaran şahıs, Usher'ın "zihninin bunaltıcı bir sırla
boğuştuğu" duygusuna kapılır. Bu, Usher'ın iğrenç ahlâksızlığının suçlu
bilincidir. Sir Lancelot Canning'ın kahramanı gibi, Usher da, ejderhayla
dövüşenden daha az ürkünç olmayan bir "Deli Trist" saklamaya mahkumdur. Suçun
dehşeti yüzünden ölünün görüntüsüyle karşılaştığı bellidir. Madeline'in
savunmasız bedeninin intikam almak için geri gelmiş olduğu, Usher'ın zihnindedir.
Ne cevabı ne savunması vardır. Yalnızca kaçınılmaz hüküm--ölüm.
Mutlak kötü, öyküde zafere ulaşmıştır. Madeline, gotik bir vampir olabilir ya da
olmayabilir ama kardeşlerin son kucaklaşmalarının, doğaüstü bir güzelliğin
birleşimi olduğu değil; son Usher'ları yoketmeye gelen karanlık ve us-dışı
güçlerin buluşması gibi olduğu ima edilir. Cinsel suç karmaşası bu belirli ana
neden olur ve Poe gerçeği, Gotik arazinin içinde bata çıka yürürken en karanlık
ve en dehşet verici anında yakalar.
Eğer Usher klasik bir kahraman ise, eğer bu ölümcül bilincin dramasıysa;
İnsanın aydınlıktan çok karanlıkta kaldığı düşüncesi Poe'nun buluşunda yatar.
Şimdiye kadar kavranılamamış bir incinilebilirliğin yaratığı İnsan, yozlaşma,
perişanlık ve moral çöküşün mirasına konmuş ve bu Israfil'in dünyasını
kavramayı beceremediği için değil ama kendi beden kimyasını yalanladığı için
böyle olmuştur.
Çev. Dila Altındiş
|