DERRIDA ÜZERİNE KOTASYONLAR
Derrida ile ilgili olarak Ahmet Soysal'ın ‘Birlikte ve Başka' adlı kitabından bazı kotasyonlar seçtim. Umarım yararlı olur. “Çağdaş yazın ve düşünce içinde kimileri biraz gizli olarak, en önemli yeri tutan yazarlar: Artaud, Bataille, Blanchot, Klossowski, Foucault, Deluze, Derrida, Levinas, Michel Henry, Beckett, Char, Celan, Y. Bonnefoy, A. Du Bouchet…” “Platon ve Platon sonrası felsefeye karşı en şiddetli yanıt bir bakıma Nietzsche'ninki belki de. Çağımızın önemli düşünürlerinin çoğu, bir bakıma Nietzsche'yi yirminci yüzyılın sağladığı düşünsel aletlerle yinelemektedir. … zorunlu olarak. Nietzsche'dir, günümüz düşüncesinde büyük yer tutan, Varlığın, Bir'in, Benliğin, Bilincin, Yadsımanın, Suçlamanın, alışılmış Zaman düşüncesinin söz konusu edilmesini başlatan (bunların yerine Oluşu, Çoğulu, Başkayı, Bilinçdışını, Olumlamayı, Unutmayı, Oyunu, Yeniden-Dönüşü …. koyarak).” “Yine, kimi Alman düşünürlerinden sonra (M: Heideger, E: Fink, K: Löwith gibi), demin saydığımız üç Fransız yazar olmuştur, Bataille, Klossowski, Blanchot, Nietzsche'yi çarpıtmadan çağdaş düşünceye kazandıran. Deluze, Foucault, Derrida, Lyotard, Barthes gibi düşünürler, bu adlara olan ‘borçlarını' her defasında belirtmişlerdir.” “Nietzsche'den sonra, belki Mallarme. On dokuzuncu yüzyıl sonlarında, bu şair, yazıyı o zamana kadar varmadığı uçlara getirmiştir. Öyle ki sözcükler yazarın öznel egemenliğinden kurtulup, varlık-dışı bir alanın mucizesi içinde devinmektedirler artık. Güncel anlamlarından çıkmışlardır. Blanchot ve Derrida, bunu vurgulayanların başında sayılabilir. İkisi de her şeyden önce yazı üstüne düşünmektedir. “Yazının skandalı” der bir yerde Blanchot… Yazının, sözden ayrı konumu, klasik düşüncedeki dışlanması… Derrida'nın soruşturduğu konulardır.” “Bütünlüğü ayrıntılarına dek düşüncede kurmak, her zamandan beri felsefenin dileği olmuştur. Bu, Nietzsche'nin bile dileği olmamış mıydı? Oysa, bugün, yazı olgusundan yola çıkan kimi düşüncelerde (Blanchot, Derrida), Bütünlük “radikal” bir biçimde söz konusu edilmektedir. Beliren, Felsefe'de bile, parçalıklı bir yazıdır (parçalıklı yazı olarak yazı). “Yazının olaysal anlayışı” dediğimiz de bütünlük tasasının dışında parçalıklı bir yazıya işaret etmektedir.” “Çağdaş yazının (Artaud'nun, Blanchot'nun) korkunç etkinliği altındaki felsefe bile, klasik dediğimiz dili zorlamasına, yıpratmasına karşın, ‘kesin olma' (kesinlik: rigueur) vs. gibi özellikleri korumaktadır (bkz. Deluze, Derrida).” “Nietzsche'nin önemi, düşüncelerinin çağımızın büyük düşünürlerinde yankılanmasındadır. (Michel Foucault gibi, Giles Deluze gibi, Jacques Derrida gibi, Michel Henry gibi düşünürlerde)” “Foucault, Deluze ve Derrida'nın yapıtlarında nasıl bir özne ve öznellik değerlendirmesi ortaya çıkmakta?” “Gilles Deluze ve Jacques Derrida için de ‘yapısalcı felsefe' deyimi çok yersiz olur. Ama ikisi de elbette çağlarının yapısalcı bağlamını görmezlikten gelmediler: onların durumunda da, yapısalcı fikirlerle yakınlaştırmalar olanaklıdır. Ve belki de ilk başta, bilincin ve öznenin bir iflası düşüncesi etrafında bir yakınlık kurulabilir.” “Şimdi Jacgues Derrida'nın önemli yapıtı Ses ve Fenomen'e göz atalım. Derrida'nın ‘söktüğü' (deconstruction deyimini ‘sökme' olarak çevirirsek) metafizik kavramların belki de başında şimdilik, ya da bulunuş –presence- kavramı gelmektedir. Bulunuş: düşünen öznenin kendine bulunuşu ve intentional nesnenin bu düşünceye bulunuşu.” ‘Birlikte ve Başka' kitabını bulup ‘Derrida Üzerine' adlı bölümü okumanızı öneriyorum. Alt bölümleri: Dönemler; Delilik ile etik arasında; Yapımbozmak gerekiyor; Yazı-düşünce; Saflık; Bambaşka; Göndermeler; Kavramların çevirisi ile ilgili not.
Ahmet Soysal'ın kitapları: ‘Birlikte ve Başka', Kabalcı Yayınevi, İstanbul, 1999 ‘Arzu ve Varlık – Dağlarca'ya Bakışlar', Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 1999 ‘Madde ve Karanlık – Sanatın Durumları ve Felsefe', Norgunk Yayıncılık, İstanbul, 2003 ‘Ölüm, Yazı, Vücut', Norgunk Yayıncılık, İstanbul, 2004 Çevirisi: ‘Göz ve Tin', Maurice Merlesu-Ponty, Metris Yayınları, İstanbul, 1996
@ : cengiz@cengizerengil.net
|